<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	>
<channel>
	<title>islami sohbet, islami chat, dini muhabbet, ezan saatleri, dualar için yorumlar</title>
	<atom:link href="http://www.islamsohbeti.net/comments/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.islamsohbeti.net</link>
	<description>islami sohbet, islami chat, dini muhabbet, islami hikaye, videolar, namaz saatleri,ilahiler, imsakiye, namazda kadın, dua, dualar, islamın şartları</description>
	<pubDate>Sat, 06 Sep 2008 05:41:21 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.5.1</generator>
		<item>
		<title>H Z . ZÜLKARNEYN A.S. yazısına zulkarneyn tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://www.islamsohbeti.net/18/peygamberlerimiz/h-z-zulkarneyn-as.htm#comment-3</link>
		<dc:creator>zulkarneyn</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 25 Oct 2007 15:35:47 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://islamsohbeti.net/?p=17#comment-3</guid>
		<description>Ey Müslümanlar!
Birçok hususta olduğu gibi.
Zulkarneyn hakkında da iyice zırvaladınız.
Zanlar uydurup, saçma sapan konuşuyorsunuz.

Zulkarneyn kimdir?
Biliyor musunuz?
Biraz sabredin, doğrusunu öğreneceksiniz.

Ey Müslümanlar!
Son Peygambere dair gerçek bir haber ister misiniz?
Gerçek haberlerin, yüce kitapların geldiği yerden; Alemlerin Rabbi katından?

Peygamber baktığı zaman gördü ki; Yüksek yüksek, gösterişli binalar. Mahşer kalabalığı gibi kalabalıkların yaşadığı kocaman, mamur şehirler. Hiç görmediği araç, gereçler. Kudretli makamlarda oturan kibirli adamlar. Ortalıkta dolanan iyi giyimli, güzel kadınlar.
Şaşırdı Peygamber.
Sordu; - “ Ya Cebrail, bu gördüğüm yer neresi? ”
- “Yeryüzü, Ya Peygamber.”
Tekrar sordu; - “Hangi zaman?”
- “Kıyamet evveli, Ya Peygamber.”

Tekrar baktı Peygamber.
Aralarında bir adam, sanki Beniisrail ricalinden.
Yeryüzünün her köşesine anında ulaşan emirler yağdırıyor.
Kızdığı zaman, adamların suratına tokat gibi çarpıyor lafı.
Bunlar nefislere ağır gelen laflar, peşinden gelecek sert azabın işareti olan sözler.
Makam, mevkilerine aldırış etmiyor, azar üstüne azar çalıyor.
Bazısının çekip alıyor elinden makamı, mevkii.
Bazısının da malını, mülkünü dağıtıyor.
Yeryüzünün her yerinden çağırdığı adamlar yılarak, çekinerek geliyor.

- “Bu kim, Ya Cebrail?”
- “Zulkarneyn, Ya Peygamber.”
- “Ne iş yapıyor?”
- “Yeryüzünü yönetiyor.”

İyice şaşırdı Son Peygamber.
- “Nasıl elde etti bu makamı?”
- “Alemlerin Rabbi verdi.”
- “Yeryüzünü tek başına mı yönetiyor bu adam?”
- “Hayır, Ya Peygamber. Biz de yanındayız; Ben, Mikail, Azrail, başka yardımcıları da var.”

Düşündü Peygamber, Cebrail kendisine de yardım ediyor; bir avuç Arap ve Yahudi  ile çekişip duruyorlar.
Binerler dalına, ağlatırlar Peygamberi. Hiç olmayacak işler çıkarır, el uzatırlar. Elleri yetişmezse dil uzatırlar.
Neden?
En sarih gerçeği haber verdiği; “Alemlerin Rabbi tektir” dediği için.

Tekrar sordu Son Peygamber:
- “Neden böyle korkuyorlar bu adamdan?”
- “Azabından korkuyorlar, Ya Peygamber.”
- “Bizden böyle korkmuyorlar.”
- “Sen Rahmet Peygamberisin, Ya Peygamber, o adam Azap Peygamberi. Azap kılıcı taşır, kızdığı zaman cesetler seriliverir.
Başka birtakım azaplar daha yapar.”

Sordukça soruyor Son Peygamber:
- “Nereden başlayacak bu işe.”
- “Senin ümmetinden başlayacak, Ya Peygamber.”
Sordukça öğrendi, sordukça öğrendi.
Gönlü sızladı Son Peygamberin.
Rahmet Peygamberi.

Öğrenebildiklerini, toplumuna dili döndüğünce anlattı.
Bir kısmını kendine sakladı, anlatamadı.
Sakındırmaya çalıştı ümmetini.
Sevdirmeye çalıştı ümmetine; Azap Peygamberini.
- “O Mehdi'dir” dedi.
- “Düzen kuracak.”
Kim sever Azap Peygamberini?
Elinde azap kılıcıyla gezeni.
Özü temizlerden, samimi şekilde adalet talep edenlerden başka.
Hiç çocuğuna Azrail adını veren var mı?
Vermezler, çünkü sevmezler.
Halbuki o da bir melek.

Azap Peygamberini de sevmeyecekler ama korkacaklar, korku ile karışık saygı duyacaklar.
Alemlerin Rabbinden korksalar, O'na korku ile karışık saygı duysalar daha doğru olur ama yapmıyorlar, cehalet işte.

Son Peygamberden gerçek bir haber daha ister misiniz?
Gerçek haberlerin, yüce kitapların geldiği yerden; Alemlerin Rabbi katından?

Peygamber cennette.
Kazandıklarından bir kısmı kendisine peşin ödendi.
Orada kimseye keder dokunmaz.
Fakat onun gönlüne ara sıra bir endişe düşer.
Cennette gönlüne endişe düşen bir adam, şaşılacak şey!
Bilseniz, gerçekten şaşılacak şey.
Düşünüyor: “Acaba Azap Peygamberi inmiş midir?”
Soruşturuyor.
- “Sen rahatına bak, Ya Peygamber” diyorlar.
Ona haber vermezler, görevini bitirdi.

Azap Peygamberini merak etmiyor, ona kim ne yapabilir?
Ümmetini merak ediyor, ümmeti için endişeleniyor Rahmet Peygamberi.
Bu yeryüzü halkı var ya; işte bu Rahmet Peygamberine hizmetlerinden dolayı teşekkür ettiler.
Nasıl mı?
Torunlarını öldürdüler, ailesinden geriye kalanları.
Bunlar yazılı. Saati gelince hesabı dökeriz ortaya.

Son Peygamber iyi tanır ümmetini; cesaretli adamlar, çetin ceviz bunlar.
Kök söktürdüler Rahmet Peygamberine.
Ona güçleri yetmedi.
O gider gitmez, kuşattılar torunlarını; kalabalık adamlar, yardakçılar sürüsü.
Katlettiler, bir avuç adamı.
Ben size demedim mi? Çetin ceviz bunlar.
Hak, hukuk, peygamber tanımazlar.
Bu yardakçılar sürüsünü yönetenler daha da çetin; Muaviye ve oğlu Yezit.
Adaleti emreden bilginleri katlederler.
Çetin ceviz bunlar.

Tümden kuşatılmış olan yere; öte dünyaya geçer geçmez.
Kırıldı bu çetin cevizlerin kabuğu.
Muaviye ve oğlu Yezit ile yardakçılarının.
Diğer peygamber düşmanlarının da.
Rabbim emretti; Özleri azap suyuna konuldu.
Şimdi kıvranıyorlar o suyun içinde.
Biraz yumuşasınlar.
Cehennem ateşine hazır olsunlar.
O ateş mi? Gönüllerin içine işler, gönüllerde ve akıllarda yuva yapar.
İçerden yemeye başlar, derileri pul pul döker.
Peygamberiniz öğretmiştir.
Yeryüzünde de benzer azaplar var, görmediniz mi?
Vücudun içine girip yerleşen, içerden yiyenler.
Lakin cehennem ateşinin verdiği azap kadar olamaz, bunların verdiği azap.

İnşallah olmaz ya; şimdi Azap Peygamberine de kafa tutar bunlar.
Muaviye ve oğlu Yezit'i rehber edinenler ile etraflarına toplanan yardakçılar, çıkarcılar, yalancılar, sinsi hırsızlar.
Bunlar da çetin cevizdir.
Rahmet Peygamberi bunlar için endişeleniyor, Rahmet Peygamberinin ümmetinden bunlar.

Bakalım gerçekten bunlar Son Peygamberin ümmetinden mi?
Anlarız, kolay.

Endişelenme Ya Peygamber!
Alemlerin Rabbinin avucundalar.
Senin, benim gibi bunlar da; O'nun kulları.
Alemlerin Rabbi emretti, Azap Peygamberi de aralarına karıştı.

Öyle ya!
Allah'ın izzeti var, intikamı var.
Cenneti o yarattı, cehennemi de.
Rahmet peygamberleri gönderdi, sayılarını en güzel kendisi bilir.
Hemen karşı koydular peygamberlere, kabadayılık yaptılar.
Kafa tutular, olmayacak işler çevirdiler.
Peygamber düşmanları; yaman adamlar, çetin ceviz çıktılar.

Rahmet Peygamberi geldi ya!
“ Rahmet ” diyor çünkü, vurduğunu düşüremiyor.
Elinde azap kılıcı yok, ona kabadayılık yapmak kolay.
Tehditleri sıralıyor, alay ediyorlar.
Bağırıyorlar: - “ Bu yalancı sihirbazın, bu delinin söylediği doğruysa, eğer Allah varsa hemen bize azap yağdırsın.”

- “Kim o bağıran?”
- “Şimdi bağırsın.”
Bir tane de Azap Peygamberi gönderdi.
O bağıranlar ve diğerleri,
Diğer taşkınlar, taşkınlıkta ileri gidenler için.
Azabın ne olduğunu bunlara öğretsin, göstersin ki!
Anlayıp, kavrasınlar azabın nasıl olduğunu, kavrayıp da gereğince korksunlar Alemlerin Rabbinden.
Olmaz mı?
Korkmazlar mı?
Öyle ise Azap Peygamberine de kabadayılık yapsınlar.
Olacakları herkes izlesin.

O Allah ki; Kudretli yaratıcı.
Alemlerin gerçek Rabbidir.
Hamd’ın gerçek muhatabı,
Şükrün gerçek muhatabı,
Övgülerin gerçek muhatabı,
Gerçekten korkulması ve saygı duyulması gereken yegane kudret; O'dur.


Hamdolsun Alemlerin Rabbine.
Selam olsun iyilere; hırsızlık yapmayanlara.
Hırsızlık ve taşkınlıkta ileri gitmeyenlere.

Ya Rabbi!
 Sen, her ne emredersen o haktır.



Öğrenmeniz için yayıyoruz bu haberleri, bilgiyi.
Öğrenir de belki sakınırsınız; Azap Peygamberinden.
Alemlerin Rabbinden sakınmanız daha doğru olur ama sakınmıyorsunuz, cehalet işte.

18_10_2007
Perşembe</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Ey Müslümanlar!<br />
Birçok hususta olduğu gibi.<br />
Zulkarneyn hakkında da iyice zırvaladınız.<br />
Zanlar uydurup, saçma sapan konuşuyorsunuz.</p>
<p>Zulkarneyn kimdir?<br />
Biliyor musunuz?<br />
Biraz sabredin, doğrusunu öğreneceksiniz.</p>
<p>Ey Müslümanlar!<br />
Son Peygambere dair gerçek bir haber ister misiniz?<br />
Gerçek haberlerin, yüce kitapların geldiği yerden; Alemlerin Rabbi katından?</p>
<p>Peygamber baktığı zaman gördü ki; Yüksek yüksek, gösterişli binalar. Mahşer kalabalığı gibi kalabalıkların yaşadığı kocaman, mamur şehirler. Hiç görmediği araç, gereçler. Kudretli makamlarda oturan kibirli adamlar. Ortalıkta dolanan iyi giyimli, güzel kadınlar.<br />
Şaşırdı Peygamber.<br />
Sordu; - “ Ya Cebrail, bu gördüğüm yer neresi? ”<br />
- “Yeryüzü, Ya Peygamber.”<br />
Tekrar sordu; - “Hangi zaman?”<br />
- “Kıyamet evveli, Ya Peygamber.”</p>
<p>Tekrar baktı Peygamber.<br />
Aralarında bir adam, sanki Beniisrail ricalinden.<br />
Yeryüzünün her köşesine anında ulaşan emirler yağdırıyor.<br />
Kızdığı zaman, adamların suratına tokat gibi çarpıyor lafı.<br />
Bunlar nefislere ağır gelen laflar, peşinden gelecek sert azabın işareti olan sözler.<br />
Makam, mevkilerine aldırış etmiyor, azar üstüne azar çalıyor.<br />
Bazısının çekip alıyor elinden makamı, mevkii.<br />
Bazısının da malını, mülkünü dağıtıyor.<br />
Yeryüzünün her yerinden çağırdığı adamlar yılarak, çekinerek geliyor.</p>
<p>- “Bu kim, Ya Cebrail?”<br />
- “Zulkarneyn, Ya Peygamber.”<br />
- “Ne iş yapıyor?”<br />
- “Yeryüzünü yönetiyor.”</p>
<p>İyice şaşırdı Son Peygamber.<br />
- “Nasıl elde etti bu makamı?”<br />
- “Alemlerin Rabbi verdi.”<br />
- “Yeryüzünü tek başına mı yönetiyor bu adam?”<br />
- “Hayır, Ya Peygamber. Biz de yanındayız; Ben, Mikail, Azrail, başka yardımcıları da var.”</p>
<p>Düşündü Peygamber, Cebrail kendisine de yardım ediyor; bir avuç Arap ve Yahudi  ile çekişip duruyorlar.<br />
Binerler dalına, ağlatırlar Peygamberi. Hiç olmayacak işler çıkarır, el uzatırlar. Elleri yetişmezse dil uzatırlar.<br />
Neden?<br />
En sarih gerçeği haber verdiği; “Alemlerin Rabbi tektir” dediği için.</p>
<p>Tekrar sordu Son Peygamber:<br />
- “Neden böyle korkuyorlar bu adamdan?”<br />
- “Azabından korkuyorlar, Ya Peygamber.”<br />
- “Bizden böyle korkmuyorlar.”<br />
- “Sen Rahmet Peygamberisin, Ya Peygamber, o adam Azap Peygamberi. Azap kılıcı taşır, kızdığı zaman cesetler seriliverir.<br />
Başka birtakım azaplar daha yapar.”</p>
<p>Sordukça soruyor Son Peygamber:<br />
- “Nereden başlayacak bu işe.”<br />
- “Senin ümmetinden başlayacak, Ya Peygamber.”<br />
Sordukça öğrendi, sordukça öğrendi.<br />
Gönlü sızladı Son Peygamberin.<br />
Rahmet Peygamberi.</p>
<p>Öğrenebildiklerini, toplumuna dili döndüğünce anlattı.<br />
Bir kısmını kendine sakladı, anlatamadı.<br />
Sakındırmaya çalıştı ümmetini.<br />
Sevdirmeye çalıştı ümmetine; Azap Peygamberini.<br />
- “O Mehdi&#8217;dir” dedi.<br />
- “Düzen kuracak.”<br />
Kim sever Azap Peygamberini?<br />
Elinde azap kılıcıyla gezeni.<br />
Özü temizlerden, samimi şekilde adalet talep edenlerden başka.<br />
Hiç çocuğuna Azrail adını veren var mı?<br />
Vermezler, çünkü sevmezler.<br />
Halbuki o da bir melek.</p>
<p>Azap Peygamberini de sevmeyecekler ama korkacaklar, korku ile karışık saygı duyacaklar.<br />
Alemlerin Rabbinden korksalar, O&#8217;na korku ile karışık saygı duysalar daha doğru olur ama yapmıyorlar, cehalet işte.</p>
<p>Son Peygamberden gerçek bir haber daha ister misiniz?<br />
Gerçek haberlerin, yüce kitapların geldiği yerden; Alemlerin Rabbi katından?</p>
<p>Peygamber cennette.<br />
Kazandıklarından bir kısmı kendisine peşin ödendi.<br />
Orada kimseye keder dokunmaz.<br />
Fakat onun gönlüne ara sıra bir endişe düşer.<br />
Cennette gönlüne endişe düşen bir adam, şaşılacak şey!<br />
Bilseniz, gerçekten şaşılacak şey.<br />
Düşünüyor: “Acaba Azap Peygamberi inmiş midir?”<br />
Soruşturuyor.<br />
- “Sen rahatına bak, Ya Peygamber” diyorlar.<br />
Ona haber vermezler, görevini bitirdi.</p>
<p>Azap Peygamberini merak etmiyor, ona kim ne yapabilir?<br />
Ümmetini merak ediyor, ümmeti için endişeleniyor Rahmet Peygamberi.<br />
Bu yeryüzü halkı var ya; işte bu Rahmet Peygamberine hizmetlerinden dolayı teşekkür ettiler.<br />
Nasıl mı?<br />
Torunlarını öldürdüler, ailesinden geriye kalanları.<br />
Bunlar yazılı. Saati gelince hesabı dökeriz ortaya.</p>
<p>Son Peygamber iyi tanır ümmetini; cesaretli adamlar, çetin ceviz bunlar.<br />
Kök söktürdüler Rahmet Peygamberine.<br />
Ona güçleri yetmedi.<br />
O gider gitmez, kuşattılar torunlarını; kalabalık adamlar, yardakçılar sürüsü.<br />
Katlettiler, bir avuç adamı.<br />
Ben size demedim mi? Çetin ceviz bunlar.<br />
Hak, hukuk, peygamber tanımazlar.<br />
Bu yardakçılar sürüsünü yönetenler daha da çetin; Muaviye ve oğlu Yezit.<br />
Adaleti emreden bilginleri katlederler.<br />
Çetin ceviz bunlar.</p>
<p>Tümden kuşatılmış olan yere; öte dünyaya geçer geçmez.<br />
Kırıldı bu çetin cevizlerin kabuğu.<br />
Muaviye ve oğlu Yezit ile yardakçılarının.<br />
Diğer peygamber düşmanlarının da.<br />
Rabbim emretti; Özleri azap suyuna konuldu.<br />
Şimdi kıvranıyorlar o suyun içinde.<br />
Biraz yumuşasınlar.<br />
Cehennem ateşine hazır olsunlar.<br />
O ateş mi? Gönüllerin içine işler, gönüllerde ve akıllarda yuva yapar.<br />
İçerden yemeye başlar, derileri pul pul döker.<br />
Peygamberiniz öğretmiştir.<br />
Yeryüzünde de benzer azaplar var, görmediniz mi?<br />
Vücudun içine girip yerleşen, içerden yiyenler.<br />
Lakin cehennem ateşinin verdiği azap kadar olamaz, bunların verdiği azap.</p>
<p>İnşallah olmaz ya; şimdi Azap Peygamberine de kafa tutar bunlar.<br />
Muaviye ve oğlu Yezit&#8217;i rehber edinenler ile etraflarına toplanan yardakçılar, çıkarcılar, yalancılar, sinsi hırsızlar.<br />
Bunlar da çetin cevizdir.<br />
Rahmet Peygamberi bunlar için endişeleniyor, Rahmet Peygamberinin ümmetinden bunlar.</p>
<p>Bakalım gerçekten bunlar Son Peygamberin ümmetinden mi?<br />
Anlarız, kolay.</p>
<p>Endişelenme Ya Peygamber!<br />
Alemlerin Rabbinin avucundalar.<br />
Senin, benim gibi bunlar da; O&#8217;nun kulları.<br />
Alemlerin Rabbi emretti, Azap Peygamberi de aralarına karıştı.</p>
<p>Öyle ya!<br />
Allah&#8217;ın izzeti var, intikamı var.<br />
Cenneti o yarattı, cehennemi de.<br />
Rahmet peygamberleri gönderdi, sayılarını en güzel kendisi bilir.<br />
Hemen karşı koydular peygamberlere, kabadayılık yaptılar.<br />
Kafa tutular, olmayacak işler çevirdiler.<br />
Peygamber düşmanları; yaman adamlar, çetin ceviz çıktılar.</p>
<p>Rahmet Peygamberi geldi ya!<br />
“ Rahmet ” diyor çünkü, vurduğunu düşüremiyor.<br />
Elinde azap kılıcı yok, ona kabadayılık yapmak kolay.<br />
Tehditleri sıralıyor, alay ediyorlar.<br />
Bağırıyorlar: - “ Bu yalancı sihirbazın, bu delinin söylediği doğruysa, eğer Allah varsa hemen bize azap yağdırsın.”</p>
<p>- “Kim o bağıran?”<br />
- “Şimdi bağırsın.”<br />
Bir tane de Azap Peygamberi gönderdi.<br />
O bağıranlar ve diğerleri,<br />
Diğer taşkınlar, taşkınlıkta ileri gidenler için.<br />
Azabın ne olduğunu bunlara öğretsin, göstersin ki!<br />
Anlayıp, kavrasınlar azabın nasıl olduğunu, kavrayıp da gereğince korksunlar Alemlerin Rabbinden.<br />
Olmaz mı?<br />
Korkmazlar mı?<br />
Öyle ise Azap Peygamberine de kabadayılık yapsınlar.<br />
Olacakları herkes izlesin.</p>
<p>O Allah ki; Kudretli yaratıcı.<br />
Alemlerin gerçek Rabbidir.<br />
Hamd’ın gerçek muhatabı,<br />
Şükrün gerçek muhatabı,<br />
Övgülerin gerçek muhatabı,<br />
Gerçekten korkulması ve saygı duyulması gereken yegane kudret; O&#8217;dur.</p>
<p>Hamdolsun Alemlerin Rabbine.<br />
Selam olsun iyilere; hırsızlık yapmayanlara.<br />
Hırsızlık ve taşkınlıkta ileri gitmeyenlere.</p>
<p>Ya Rabbi!<br />
 Sen, her ne emredersen o haktır.</p>
<p>Öğrenmeniz için yayıyoruz bu haberleri, bilgiyi.<br />
Öğrenir de belki sakınırsınız; Azap Peygamberinden.<br />
Alemlerin Rabbinden sakınmanız daha doğru olur ama sakınmıyorsunuz, cehalet işte.</p>
<p>18_10_2007<br />
Perşembe</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Kadir gecesi Sual yazısına ADEM tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://www.islamsohbeti.net/15/dini-hikayeler/kadir-gecesi-sual.htm#comment-2</link>
		<dc:creator>ADEM</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 21 Oct 2007 11:18:16 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://islamsohbeti.net/?p=14#comment-2</guid>
		<description>Ben nişanlıyken imam nikahını yaptırdım evlendikten sonra tekrar nikah kıymadım...evlendikten sonra tekrar bir imam nikahı kıymam gerekirmiydi??
teşekürlerimi sınarım..</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Ben nişanlıyken imam nikahını yaptırdım evlendikten sonra tekrar nikah kıymadım&#8230;evlendikten sonra tekrar bir imam nikahı kıymam gerekirmiydi??<br />
teşekürlerimi sınarım..</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>
