İlim ve mal

Sual: (Allah ilmi isteyene, malı istediğine verir) demek caiz midir?
CEVAP
Caizdir; çünkü hayır da, şer de Allah’tandır; yani her şeyi Allahü teâlâ verir. İlmi veren de, malı veren de Odur. İsteyene ilim de, mal da verir. İki âyet-i kerime meali:
(İsteyene ahiret nimetlerini, isteyene de dünya nimetlerini veririz.) [Şura 20]

(Yalnız dünya için yaşamak, eğlenmek isteyenlerin çalışmalarının karşılığını, hiçbir şey esirgemeden [sağlık, mal, para, makam, şöhret gibi] bol bol veririz. Bunlara ahirette yalnız Cehennem ateşi vardır. Emekleri hep boşa gider. Yalnız dünya için yaptıkları işlerine, ahirette bir karşılık verilmez.) [Hud 15, 16]

İstemek, lafla olmaz. Sebebe yapışmak, yani çalışmak lazımdır. Allahü teâlâ, dünya nimetlerine ve Âhiret nimetlerine kavuşmak için çalışanlara, dilediklerini vereceğini vaat ediyor. (Müslüman olsun, olmasın, dünya nimetlerini, beğendiğim gibi çalışan herkese, veririm) buyuruyor. O halde, ilim olsun, mal olsun, çalışan karşılığına kavuşur.

Gusülden sonra
Sual: Guslettikten sonra, yine meni gelirse, tekrar gusletmek gerekir mi?
CEVAP
Az da olsa, gusülden önce idrar çıkarmışsa gusül gerekmez. İdrar çıkarmamışsa, gusülden sonra gelen meni, şehvetle gelen meninin parçası olduğu için tekrar gusül gerekir. Bunun için idrar yaptıktan sonra gusletmeli. Maliki’de, yerinden şehvetle de ayrılmış olsa, dışarıya şehvetle çıkmazsa, gusül gerekmez. Şafiide ise, idrar yaptıktan sonra da gelse, gusül gerekir. Çünkü Şafii’de şehvetle çıkma şartı yoktur. Yalnız her gelen akıntıyı meni sanmamalı. Özellikle, prostat sıvısı meni sanılmaktadır.

DiÅŸ doldurunca
Sual: Dolgu yaptırdıktan sonra, gusül gerekene kadar Maliki’yi taklit etmek yine gerekir mi?
CEVAP
Cünüp olana kadar taklit etmek gerekmez.