Muhabbet Hakkında Görüşler
Sevmediği birinin yanında kalmaya mecbur olanla, sevdiğinden ayrı kalmaya mecbur kalan müsavidir. Seven sevdiğini müsait durumda davet eder de, karşı taraftan beklenilen cevabı bulursa, bu davet yerini bulmuştur.
Sen sende olan ile kanaat et ki, seninle olan kimse de seninle kanaat etsin.
Muhabbette saadet, elini atınca yakalayabileceÄŸi birine takılıp, yakaladıktan sonra da, Allah tarafından mu’ahaza ve insanlar tarafından da kınanmaya tabi tutulmayacak bir halde bulunmaktır. Bunun salahı da, karşılıklı sevgide anlaÅŸmaktadır. Bunun hürriyeti de, sevdiÄŸi ile yalnız ve baÅŸbaÅŸa kalmaktır, tamamı ise, bunların halinden etrafın gafil kalmasıdır ki, bu da olsa olsa ancak cennette olur. Muhabbetin tam karşılığını bulmak ise, yalnız cennettedir. Yoksa, eÄŸer bunlar tamamen dünyada olacak ve kıskanılanlar ortadan kaldırılmış, sevgileri de yok olmuÅŸ olsa, fecaatlar biribirini kovalar ve lezzetler bitmeden önce, ömürler son bulurdu. Kıskanmanın kalktığı an muhabbetin de kalkacağına inan.
Kıskanmak faziletten sayılan ahlaktır. Bunda mertlik, temizlik ve adalet vardır. Zira, adaleti olan kimse, başkasının hürmetine tecavüzü de kabul etmez. Bu tabiatta olanın izzet-i nefsi vardır. İzzet-i nefsi olan bunu kıracak şeyleri hazmedemez.
Arkadaşlarımdan biri anlattı. Demişti ki; ben kıskanmanın ne oduğunu bilmiyordum, ama birinin sevgisine müptela oldum da, sonra öğrendim. Bunu söyleyen, temiz ahlaklı biri değildi, ama anlıyordu.
Muhabbetin beş derecesi vardır:
Birincisi, sevdiÄŸini güzel görmesi, görüntüsünü hayallemesi veya ahlakını güzel olarak kabul etmesidir. Bu karşılıklı samimiyetten olur. Sonra, hoÅŸuna gitmesidir ki, bakanın, bakılanı yakından görmek istemesidir. Sonra, ülfettir ki, sevdiÄŸini görmemekten vahÅŸet duymasıdır. Sonra, sevenin aklının, gönlünün sevdiÄŸi ile meÅŸgul olmasıdır, buna gazellerde (aÅŸk) denir. Daha sonrası ÅŸagaf’tır ki, yemeÄŸe, içmeye ve uykuya mani olur. Çok kere hastalığa veya vesveseye veya ölüme götürür. Muhabbetin son mertebesi budur.
Biz kadınlardan, daha hareketli ve daha tezcanlı olanların daha çok aşık olduğunu zannediyorduk, halbuki, eğer anlayışsızlıktan gelmiyorsa, daha sakin olan kadınların daha çok aşık olduklarını tesbit ettik.
Suret Güzelliği
Sevimlilik nedir? diye benden soruldu. Ben dedim ki; Sevimlilik, yüzde tatlılık, güzellikte incelik, harekette letafet, iÅŸaretlerde hafiflik ve nefsin kabul edeceÄŸi surette olmasıdır. Burda, baÅŸlı başına açık güzellik olmasa bile, bu sıfatların bir araya gelmesi sevimlilik meydana getirir. Bazen nice özel güzellikler vardır ki, dış gürünüşü itibariyle güzel kabul edilmekle baraber, tatlı bir tavır gösteremediÄŸi için güzel ve sevimli kabul edilmemektedir. Demek ki sevimlillik; akıllılık ve sadeliktir. SevimliliÄŸin aslında kendine has lügati yoktur, her bakanın görüşüne göre deÄŸiÅŸir. Bu, yüze çekilmiÅŸ bir peçe, kalbi kendine çeken bir parlaklıktır. Belirli bir güzelliÄŸi olmasa bile, görenler onun güzelliÄŸi üzerinde birleÅŸir. Tek tek sıfatlarında fevkalâdelik olmasa bile, görenlerin dikkatini üzerinde toplar, sanki görenin nefsini çeken hali olur. SevimliliÄŸin en yüksek mertebesi budur iÅŸte…
Bundan sonra da, bunu değerlendirmeler değişir,bazen güzellikten, bazen de sevimlilikten bahsedillir. Ama hiçbir zaman tek yönlü güzelliği, tarif ettiğimiz sevimlilikten üstün görenini bulamazsın.





